Bir anı bir şarkı kıvılcımlandırabilir.
Bir hayali bir çiçek uyandırabilir.
Bir ağaç ormanı başlatabilir.
Bir kuş ilkbaharı müjdeleyebilir.
Bir gülümseme bir arkadaşlığı başlatabilir.
Bir tokalaşma bir ruhu canlandırabilir.
Bir kelime bir amacı belirleyebilir.
Bir oy bir ulusun yaşamını değiştirebilir.
Bir gülüş sıkıntıyı altedebilir
Bir adım her yolculuğu başlatabilir.
Bir umut ruhlarımızı aydınlatabilir..
Bir dokunuş şefkati anlatabilir.
Bir kalp neyin doğru olduğunu bilebilir.
Bir tek insan farkı yaratabilir.
O yüzden "ben olsam ne olur, olmasam ne olur" demeyin.
Siz çok şeyi ifade ediyorsunuz..
Her şey size bağlı.....
24 Kasım 2010 Çarşamba
22 Kasım 2010 Pazartesi
Unutmamamız Gerekenler ....
Unutma ! Gerçekte sen ne hissediyorsan o her zaman doğrudur.
Hayatta senin için neyin doğru olduğunu bir tek içindeki ses söyleyebilir. Dolayısı ile içindeki ses ile konuşmayı öğren.
İçindeki sesin kendine has nedenleri vardır ki akıl hiçbir zaman anlayamaz.
Her gün kendinle kalmak için zaman ayır ve kalbini dinle.
Tüm diğerleri farklı hissedebilir farklı düşünebilir ama bu senin hissettiklerinin yanlış olduğunu göstermez sadece onlardan farklı olduğunu gösterir.
Sadece onların bakış açılarını anlamaya çalış. Hemfikir olmaya çalışma!
Bazen içindeki ses sana zor geleni yapmanı söyleyebilir… Korkma… ve içindeki sesi dinlemeye devam et…
Her yanlışında kendini acımasızca eleştirip üzme…
Gereğinden fazla üzülmek bugünün gücünü tüketir yarınlarının güzelliklerini çalar.
Aksine başını okşa kendini kucakla ve her şeyin geçeceğini kendine hatırlat.
Yaşadıklarının senin için önemli bir ders olduğunu bil.
Bu tecrübe ile aldığın bilgiyi incele bir dahaki sefer için hazırlıklarını yap.
Kimsenin senin adına karar vermesine izin verme ama başkalarının da haklı olabileceklerini unutma.
Her zaman ama her zaman mutlaka kendine iyi davran.
Sen buna layıksın !
Hayatta en büyük dostun sen olabileceği gibi en büyük düşmanın da sen olabilir.
Seçimini yap ve kendin için dost mu yoksa düşman mı olacağına karar ver.
Yaşamdaki tüm acılarını atlatabilirsin her şeye rağmen mutlu olmayı başarabilirsin
istersen kötü alışkanlıklarını bırakabilir ve her zaman yeniden başlayabilirsin.
Bugün hayata yeniden başla! ilk adımın kendini bağışlamak olsun!
Tıpkı kasvetli ve bulutlu bir havanın ardından kendini gösteren güneş gibi olabilirsin.
Ve aynı güneş gibi ay gibi her gün ve her gece bıkmadan usanmadan yeniden doğabilirsin.
Asla tecrübe kazanmaktan kaçma… Ne kadar zor olursa olsun yeniden ayağa kalk ve devam et!
İnan bana o tecrübelere ihtiyacın var…
Unutma! Yapılacak daha nice yeni hatalar var öğrenilecek daha nice yeni dersler var tekrar tekrar aynı hatalara düşmek niye?
Unutma !
Her şey sende gizli.
Hayatın kötü bir yola girmişse direksiyondakinin sen olduğunu hatırla!
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnız güçlü hissettiğin kadar güçlüsün.
Seçimi yapacak olan sensin….
15 Kasım 2010 Pazartesi
Kalbin Yolu
Ve korkaklar, sadece korkaklar, kafalarıyla yaşar. Korktukları için etraflarında mantıktan oluşan bir güvenlik duvarı yaratırlar. Korkularıyla her kapı ve pencereyi kapatırlar. Kavramları, kelimeleri, teorileri ve dinbilimleriyle, bütün boşlukları kapatır ve bu kapalı kapılar arkasında gizlenirler. Kalbin yolu, cesaretin yoludur. Güvencesizlik içinde yaşamaktır; sevgi ve güven içinde yaşamaktır; bilinmeyenin içinde hareket etmektir. Geçmişi bırakıp, geleceğin yaşanmasına izin vermektir. Cesaret, tehlikeli yollarda hareket etmektir. Hayat tehlikelidir ve sadece korkaklar tehlikeden kaçınır. Ama onlar zaten ölüdür. Yaşayan bir insan, gerçekten yaşayan bir insan, her zaman bilinmeyene doğru gider. Tehlike vardır, ama o bu riski alır. Kalp her zaman risk almaya hazırdır, kalp kumarbazdır. Kafa ise bir işadamıdır. Kafa her zaman hesaplar ... çok kurnazdır. Kalp hesapçı değildir. Cesaret anlamına gelen İngilizce courage çok güzel ve ilginç bir sözcüktür. Kalp üzerinden yaşamak, anlamı keşfetmektir. Bir şair kalbiyle yaşar ve zamanla kalbi üzerinden bilinmeyenin seslerini dinlemeye başlar. Kafa dinleyemez; o bilinmeyenden çok uzaktadır. Kafa bilinenlerle doludur. Zihnin nedir? O bildiğin her şeydir. O geçmiştir, ölmüş olan ve geride kalan şeylerdir. Zihin, biriktirilmiş geçmişten başka bir şey değildir, hafızadır. Kalp ise gelecektir; kalp her zaman umuttur; kalp her zaman gelecekte bir yerdedir. Kafa geçmişi düşünür, kalp geleceği hayal eder. Gelecek henüz gelmemiştir. Gelecek henüz oluşmamıştır. Gelecek henüz sadece bir olasılıktır; gelecektir, gelmeye başladı bile. Yaşanan her anda, gelecek şimdiki zamana dönüşürken, yaşadığımız an ise geçmiş oluyor. Geçmişte hiçbir olasılık yoktur, hepsi kullanılmıştır.Onu yaşayıp geçmişsindir, o artık tükenmiştir, ölmüştür, mezar gibidir. Gelecek tohum gibidir; o yaklaşıyor, sürekli geliyor, sürekli ulaşıyor ve yaşadığımız an ile buluşuyor. Sen her zaman hareket halindesin. İçinde bulunduğumuz an, geleceğe doğru yapılan bir hareketten başka bir şey değildir. Senin zaten atmış olduğun bir adımdır; geleceğe doğru attığın bir adım. Dünyadaki herkes doğru olmak ister. Çünkü doğru olmak o kadar büyük bir keyif ve coşku getirir ki, insan neden sahte olsun? Biraz daha derin bir kavrayış için cesaretinin olması gerekir. Neden korkuyorsun? Dünya sana ne yapabilir? İnsanlar sana gülebilir; bu onlara iyi gelir ... gülmek her zaman bir ilaçtır, sağlıklıdır. İnsanlar deli olduğunu düşünebilir. Onların seni deli olarak görmesi senin deli olduğun anlamına gelmez. Eğer sevinçlerin, göz yaşların, dansın hakkında samimiysen, er ya da geç seni anlayacak insanlar ortaya çıkar; ve senin kervanına katılırlar. Ben bu yola yalnız başıma çıkmıştım ve sonra insanlar gelmeye başladı ve dünya çapında bir karavan oldu! Ben kimseyi davet etmedim. Ben sadece kalbimden geldiğini hissettiğim şeyleri yaptım. Benim sorumluluğum kendi kalbimedir; dünyadaki başka kimseye değil. Senin sorumluluğun da, sadece kendi varlığınadır. Onun karşısında yer alma; çünkü ona karşı çıkmak intihar etmek, kendini yok etmek anlamına gelir. Zaten ne kazanacaksın? İnsanlar sana saygı duysa, senin saygın, onurlu, aklı başında bir insan olduğunu düşünse bile, bunlar senin varlığını besleyemez. Yaşama ve onun muhteşem güzelliklerine dair bir şeyler kavramana yol açmaz. Senden önce bu dünyada kaç milyon insan yaşadı? İsimlerini bile bilmiyorsun. Yaşayıp yaşamadıkları, hiçbir şeyi değiştirmiyor. Azizler ve günahkarlar oldu. Çok saygın insanların yanı sıra, her türlü eksantrik, çatlak insan yaşadı. Ama hepsi yok oldu. Dünyada onlardan tek bir iz bile kalmadı. Senin tek amacın, ölüm bedenini ve zihnini yok ettiği zaman, yanında götürebileceğin nitelikleri koruyup kollamak olmalı. Çünkü bu nitelikler senin tek dostun olacak. Gerçek değerler sadece onlardır ve sadece onları bulan insanlar yaşar; diğerleriyse yaşıyormuş gibi yapar. Karanlık bir gecede KGB, Yussel Finkelstein'ın kapısını çalar. Yussel kapıyı açar ve KGB görevlisi bağırır: "Yussel Finkelstein burada mı yaşıyor?" Çizgili pijamaları ile kapıda duran Yussel, "Hayır." diye yanıtlar. "Öyle mi? Peki senin adın ne?" "Yussel Finkelstein." KGB ajanı onu yere indirir ve sorar: "Az önce burada yaşamadığını söylemedin mi?" Yussel yanıtlar: "Sen buna yaşamak mı diyorsun?" Sadece yaşamak, her zaman yaşamak demek değildir. Hayatına bir bak. Ona kutsanmış diyebilir misin? Onu varoluşun sana sunmuş olduğu bir hediye olarak görüyor musun? Bu hayatın sana tekrar tekrar verilmesini ister misin?
CESARET
Ganj Kitap
14 Kasım 2010 Pazar
Büyük Düşünmenin Büyüsü
1. Yapabileceğinize inanın: Bir şeyin yapılabileceğine inandığınızda aklınız onu yapmanın çözüm yollarını bulacaktır. Bir çözüme inanmak o çözümün yolunu açar.”İmkansız”, “işe yaramaz”, “yapamam”, “denemeye değmez” laflarını düşünme ve konuşma sözcüklerinizden çıkarın.
2. Geleneklerin aklınızı dondurmasına izin vermeyin: Yeni fikirlere açık olun. Denemeci olun. Yeni yaklaşımları deneyin. Yaptığınız herşey ilerleyici olsun.
3. Kendinize hergün şunu sorun: “Daha iyi nasıl yapabilirim?” Kişisel gelişimin sınırı yoktur. Kendinize “Daha iyi nasıl yapabilirim?” diye sorduğunuzda işe yarar cevaplar belirecektir. Deneyin, göreceksiniz.
4. Kendinize sorun: “Daha çok nasıl yapabilirim?” Kapasite aklın o anki durumuna bağlıdır. Kendinize bu soruyu sorduğunuzda aklınızı pratik yollar bulmaya itmiş olursunuz.
5. Sormayı ve dinlemeyi öğrenin: Sorun ve dinleyin; böylece parlak kararlara ulaşmak için gerekli hammaddeyi elde edeceksiniz. Unutmayın: Büyük insanlar dinlemeyi, küçük insanlar konuşmayı tekellerine alırlar.
6. Zihninizi genişletin: Kıvılcımlara açık olun. Sizde yeni düşünceler üretmede ya da işleri yapmak için yeni çözümler bulmanızda yardımcı olacak kişilerle ilişki kurun. Farklı meslek dalları ve ilgi alanlarında insanlarla biraraya gelin.
Dr.David J.Schwartz
“
2. Geleneklerin aklınızı dondurmasına izin vermeyin: Yeni fikirlere açık olun. Denemeci olun. Yeni yaklaşımları deneyin. Yaptığınız herşey ilerleyici olsun.
3. Kendinize hergün şunu sorun: “Daha iyi nasıl yapabilirim?” Kişisel gelişimin sınırı yoktur. Kendinize “Daha iyi nasıl yapabilirim?” diye sorduğunuzda işe yarar cevaplar belirecektir. Deneyin, göreceksiniz.
4. Kendinize sorun: “Daha çok nasıl yapabilirim?” Kapasite aklın o anki durumuna bağlıdır. Kendinize bu soruyu sorduğunuzda aklınızı pratik yollar bulmaya itmiş olursunuz.
5. Sormayı ve dinlemeyi öğrenin: Sorun ve dinleyin; böylece parlak kararlara ulaşmak için gerekli hammaddeyi elde edeceksiniz. Unutmayın: Büyük insanlar dinlemeyi, küçük insanlar konuşmayı tekellerine alırlar.
6. Zihninizi genişletin: Kıvılcımlara açık olun. Sizde yeni düşünceler üretmede ya da işleri yapmak için yeni çözümler bulmanızda yardımcı olacak kişilerle ilişki kurun. Farklı meslek dalları ve ilgi alanlarında insanlarla biraraya gelin.
Dr.David J.Schwartz
“
6 Kasım 2010 Cumartesi
'AŞK'' I BİLMEK İSTİYORSAN...
Eğer aşkı bilmek istiyorsan , aşkı unut ve meditasyonu hatırla. Eğer bahçene güller getirmek istiyorsan, gülleri unut ve gül ağacı ile ilgilen. Onu besle, onu sula, gerektiği kadar güneş görmesini sağla. Eğer her şeyle ilgilenirsen, doğru zamanda güllerin gelmesi kaçınılmazdır.
Onları daha önce getiremezsin, onların daha kısa bir sürede açmalarını sağlayamazsın ve bir gülden daha mükemmel olmasını isteyemezsin.
Hiç mükemmel olmayan bir çiçek gördün mü. Daha fazla ne istiyorsun. Her gül kendi tekliği içinde mükemmeldir. Rüzgarda, yağmurda,güneşde dans eder… bu müthiş güzelliği, bu mutlak neşeyi göremiyormusun. Küçük sıradan bir gül varoluşun gizli görkemini yansıtır.
Aşk senin varlığındaki güldür. Ama varlığını hazırla; karanlığı ve bilinçsizliği yok et. Giderek daha uyanık ve farkında ol ve böylece aşk kendiliğinden, kendi zamanında gelecektir. Bunun için endişelenmene gerek yok. Ve ne zaman gelirse gelsin her zaman mükemmel olacak.
Aşk ruhsal bir deneyimdir; onun cinsiyetle bir ilgisi yoktur ve bedenlerle de bir ilgisi yoktur. O en içerideki varlıkla ilgili bir şeydir.
Ama daha kendi tapınağına bile girmedin. Kim olduğunu bile bilmiyorsun ve aşk hakkında sorular soruyorsun. Önce , kendin ol; önce; kendini bil ve böylece aşk sana armağan olarak gelecek. Bu öteden gelen bir armağandır. Senin üzerine çiçekler gibi yağar… Varlığını doldurur. Ve senin üzerine yağmaya devam eder ve onunla birlikte müthiş bir paylaşma arzusu da gelir.
İnsan dilinde bu paylaşma ancak ‘’aşk’’ olarak tanımlanabilir. O çok fazla bir şey ifade etmez ama doğru yönü gösterir. Aşk uyanık olmanın, bilinçli olmanın bir gölgesidir.
OSHO
30 Ekim 2010 Cumartesi
IYI OLMA SANATI
Eğer hasta olmak istemiyorsan, duygularını anlat!.
Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular gastrid, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar. Zamanla duyguların bastırılması kansere dönüşür. Öyleyse sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız.. Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel bir terapidir!
Eğer hasta olmak istemiyorsan, karar vermelisin!.
kararsız kişi güvensiz, endişe ve ıstırap içinde olur. kararsızlık endişeleri, sorunları ve catışmaları çoğaltır. İnsanlık tarihi kararlardan oluşur. Karar vermek, diğerlerinin kazanması icin vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir. kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanlarıdır.
Eğer hasta olmak istemiyorsan, olduğundan farklı yaşama!.
Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir. Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir. Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü birşey yoktur. Kaderleri ilâç, hastane ve acıdır.
Eğer hasta olmak istemiyorsan, kabullen!.
Reddedicilik ve kendine saygı eksikliği, kendimizi kendimize yabancılaştırır. Kendimizle barışık olmak sağlıklı yaşamın anahtarıdır. Bunu kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar. Eleştirileri kabullen. Bu bilgelik, akıllılık ve terapidir.
Eğer hasta olmak istemiyorsan, çözümler bul!.
Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler. Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler. Karanlığı kovmak icin kibrit yakmalı. Arı ufacıktır fakat varolan en tatlı şeylerden birini üretir. Biz ne düşünüyorsak oyuz. Olumsuz düşünce hastalığa dönüşen negatif enerji üretir.
Eğer hasta olmak istemiyorsan, güven!.
Güvenmeyen kişi iletişim kuramaz , açık değildir, derin ve sağlam ilişkiler geliştiremez, gerçek arkadaşlıkları nasıl kurabileceğini bilemez. Güven olmadan bir ilişki de olamaz. Güvensizlik sendeki inancın azlığıdır.
Eğer hasta olmak istemiyorsan, hayatı üzgün yaşama!.
Mizah. Kahkaha. Huzur. Mutluluk. Bunlar sağlığa güç verir ve daha uzun bir yaşam getirir. Mutlu kişi yaşadığı çevresini geliştir. İyi mizah bizi doktorun elinden korur. Mutluluk, sağlık ve terapidir.
İYİ OLMA SANATI
Dr. Dráuzio Varella.
10 Ekim 2010 Pazar
HER ŞEY SENİNLE BAŞLAR, SENDE BİTER!
Çaresizlik öğrenilmiştir.
Başarılı olmak da öğrenilebilir.
Sende sandığından fazlası var!
Gelebileceğin en iyi yerde değilsin.
Yeni bir hayat için gereken, yeni bir akıldır.
Doğru şeyi yapmak için yanlış zaman yoktur.
Rüzgarı suçlamayı bırak, yelkenleri kullanmayı öğren!
Seyirci koltuğundan sıkıldıysan, sahneye çık.
Zirvede her zaman bir kişiye daha yer var.
Her şey seninle başlar!
Başkaları yapabildiyse, sen de yaparsın.
Hayatta ya tozu dumana katarsın,
Ya da tozu dumanı yutarsın.
Seçim senin!
(Herşey Seninle Başlar adlı kitabın arka kapak yazısı)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)