15 Şubat 2010 Pazartesi

Çankaya'nın Aşkı

Arada patırtılar kopardı; Fikriye Hanım'lı Çankaya, yine de iyiydi!
Bu ufak tefek patırtıları bir kenara koyarsak, savaş günlerinin bütün mahrumiyetlerine, tehlikelerine, heyecanlarına, fırtınalarına rağmen; Çankaya, Fikriye Hanım'ın sayesinde hiç güneşsiz kalmadı!.. Ama , Türk ordularının İzmir'e varmasıyla birlikte, Fikriye Hanım'lı Çankaya'ya kocaman bulutlar yığılmaya başlamış...Önce kadınsı bir sezgiyle İzmir'den kuşkulanmış; hele Latife Hanım'ın adı gazetelere geçince, Fikriye Hanım'lı Çankaya, sofrasız akşamlar yaşamaya başlamış...
Zaten Fikriye; halkın, "ince hastalık" dediği ciğer tüberkilozu çekiyordu...
Bu olayların getirdiği keder ve endişe, hastlığı daha da kamçıladı...
Münih'te bir sanatoryuma tedavi için gönderildi...
Dönüşünü, Çankaya'ya kabul edilmeyişini, beni arayışını ve Çankaya'dan dönerken, faytonda kalbine bir kurşun sıkışını anlatmaya dilim varmıyor...
Bugün düşünüyorum da, Latife ortaya çıkmasaydı, acaba Fikriye için Mustafa Kemal Paşa ile evlenme ümidi var mıydı?.. Hayır, böyle bir ihtimal yine de yoktu, sanırım...
Salih bozok'un anılarından...
İsmet Bozdağ'ın Kitabı...
Tamda Duygusal bir ayda iken (sevgililer günü) mutlaka okunmalı ve arşivlenmeli...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder